1. Haberler
  2. Gündem
  3. TBMM Genel Kurulu 23 Nisan Özel Oturumu… Bakırhan’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrı: “Barış şimdi ona vurulacak mührü bekliyor, Süleyman sizsiniz mühür sizdedir”

TBMM Genel Kurulu 23 Nisan Özel Oturumu… Bakırhan’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrı: “Barış şimdi ona vurulacak mührü bekliyor, Süleyman sizsiniz mühür sizdedir”

TBMM Genel Kurulu'nda konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yürütülen sürece ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek, "Sayın Cumhurbaşkanı, barış şimdi ona vurulacak mührü bekliyor. İktidar olarak sorumluluk sizdedir. Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir. Millet hazırdır. Türkiye hazırdır. Tarih hazırdır. Şimdi barışı kurmanın tam zamanıdır. Bu Meclis, barışı kuran Meclis olsun" dedi.

TBMM Genel Kurulu 23 Nisan Özel Oturumu… Bakırhan’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrı: “Barış şimdi ona vurulacak mührü bekliyor, Süleyman sizsiniz mühür sizdedir”
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(TBMM) – TBMM Genel Kurulu’nda konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yürütülen sürece ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek, “Sayın Cumhurbaşkanı, barış şimdi ona vurulacak mührü bekliyor. İktidar olarak sorumluluk sizdedir. Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir. Millet hazırdır. Türkiye hazırdır. Tarih hazırdır. Şimdi barışı kurmanın tam zamanıdır. Bu Meclis, barışı kuran Meclis olsun” dedi.

TBMM Genel Kurulu, TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı özel gündemiyle toplandı.

Genel Kurul’da konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Kahramanmaraş’ta hayatını kaybeden çocukların ve öğretmenlerin ailelerine başsağlığı diledi, Siverek’teki okul saldırısında yaralanan çocuklara acil şifalar diledi.

“Türkiye’ye başsağlığı diliyorum. Bugün çocuklara edilmiş bir bayramı kutlarken, bir yandan da çocuklarımızın yasını tutuyoruz” diyen Bakırhan, bu meselede polemik değil, ortak aklın devreye girmesi, Meclis’in sorumluluk alması gerektiğini belirtti.

Tuncer Bakırhan, şunları kaydetti:

“Sayın Başkan, 20. yüzyılın başında cumhuriyet fikri bir devrimdi. Kurtuluşta omuz omuza savaşan farklı halklar, farklı kimlikler olarak ortak bir zafer kazandık. Ancak kurtuluşun çoğulcu ruhu kuruluşta görmezden gelindi. Oysa o gün başka bir seçenek de vardı. Çoğulcu, demokratik, herkesin kendisi olarak var olabileceği bir cumhuriyet… Bu imkan heba edildi. Cumhuriyet tarihte donmuş bir rejim değildir. Cumhuriyet, çağın sesini duyan, halkların taleplerini karşılayan, kendini yenileyen bir rejimdir. Her kuşağın yeniden güncellemek zorunda olduğu ortak bir mirastır. Biz de burada, bu çatı altında cumhuriyetin çoğulcu ve demokratik nefesi olmak istiyoruz. Bu Meclis, 100 yıl önce, cumhuriyet fikrini esas alarak kurtuluş iradesiyle kuruldu. Bugün ise barış iradesi etrafında yeniden anlam kazanıyor. Takvimler 2026’yı gösteriyor ama bu kürsünün omuzlarındaki tarihsel ağırlık 1920’lerin ağırlığıdır. 1920’lerde dünya alt üst olurken, bu topraklar kurtuluşu çoğulcu bir Meclis’te, ortak bir akılda buldu. Farklı sesler bir arada konuştu ve bu ülke ayağa kalktı.

“Tarihsel akla sahip bir devlet bekleyerek fırsat tüketen değildir”

Bugün takvimler 2026’yı gösterirken yeniden o kavşaktayız. Orta Doğu yeniden şekilleniyor. Dünya yeniden kuruluyor. Biz bir kez daha birlikte güçlenmekten yanayız. Farklılıkların birbirini ezmediği, birbirini tanıdığı bir zeminde buluşalım diyoruz. O gün varoluş silahla savunuldu. Bugün demokratik bir yeniden varoluşu müzakereyle, hukukla, cesaretle savunuyoruz.”

Tuncer Bakırhan, bir yıl aşkın süren barış ve demokratik toplum sürecinde, Cumhuriyet tarihinde ilk kez siyasi partilerin, ortak bir sorumlulukla hareket ettiğini, barışın ilk kez bu düzeyde Meclis’in gündemi olduğunu belirterek, “Bu çatı ilk kez barışın öznesi olma onuruna namzet olmuştur. Bu gelişmeler, kıymetli ve tarihi gelişmelerdir. Bu ilkleri görmezden gelmek tarihi görmezden gelmektir. İkinci yüzyılda bir ilki daha gerçekleştirmek Meclis’imizin ellerinde. Demokratik bütünleşme ile tamamlanmış Cumhuriyet, 86 milyonun en hayati ihtiyacını karşılayacaktır. Cumhuriyeti kuranlar bir devlet inşa etti. Bize düşen ise o devleti herkesin, eşit ve özgür yaşayabileceği bir yaşam adası haline getirmektir. Statükonun korkusuna değil, inşacı aklın cesaretine ihtiyacımız var. Tarihimiz, bu cesur deneyimlerle doludur” diye konuştu.

“Bu devlet, demokrasi ile birlikte tehditlerden korunabilir”

Cumhuriyetin ikinci yüzyılında, demokratik bir akla ihtiyaç bulunduğunu söyleyen Bakırhan, şunları kaydetti:

“Bu aklın harcı, demokratik cumhuriyettir. Demokratik cumhuriyet, ne devleti dışlar ne demokrasiyi dışarıda bırakır. Devlet artı demokrasi formülünü içerir. Türkiye sıradan bir ülke değildir. Enerji koridorlarının, ticaret hatlarının, korkuların ve rekabetin kesiştiği bir eşiktedir. Türkiye sadece coğrafyayla değil, jeopolitikle tanımlanır. Bu yüzden, tehditi her zaman büyük, fırsatı her zaman sınırsızdır. Tarihsel akla sahip bir devlet, bekleyerek fırsat tüketen değildir. Aksine her imkanı topluma refah, vatandaşa özgürlük, kendisine güç olarak döndürebilen devlettir. Bu devlet, demokratik Cumhuriyet ile mümkündür. Bu devlet, demokrasi ile birlikte tehditlerden korunabilir, sınırsız fırsatlardan yararlanabilir.”

“Böylesi bir dönemde iç barış bir tercih değil, tarihsel bir zorunluktur”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, dünyada küresel düzenin çatırdadığını, Orta Doğu’nun ateşler içinde olduğunu, savaşın doğasının değiştiğini belirtti. Çatışmaların artık yalnızca cephelerde değil, ekonomilerde, enerjinin geçtiği dolaşım hatlarında, enformasyon alanlarında yürüdüğünü ifade eden Bakırhan, şöyle devam etti:

“Böylesi bir dönemde iç barış bir tercih değil, tarihsel bir zorunluktur. Bugün Türkiye’nin en büyük gücü, Türklerin ve Kürtlerin ortak mukaderatıdır. Tarih Türkler ve Kürtlerin ortak coğrafya ve kaderde birlikte yaşamasını zaruri kıldı. Şimdi birlikte yaşamı siyasi rekabetlerle değil, uzlaşma alanlarıyla, ayrımlarla değil, ortak değerlerle inşa edebiliriz. Bu ortaklıklar zayıflarsa devlet zayıflatır. Bu ortaklıklar güçlenirse Türkiye güçlenir, 86 milyon kazanır. Sayın Başkan, PKK’nin silah bırakma kararı, Türkiye’nin en büyük gelişmesidir. İsyan ve bastırma ile anılan topraklarımızda, silahlı bir yapının kendi iradesiyle silah bırakması nadir bir olgunluktur. Demokratik siyasete olan inancın sonucudur. Bu kararı küçümseyen, barışı küçümser ama barış tek taraflı yürünmez. Barış, karşılıklı adımlarla döşenen bir merdivendir. Her basamak bir öncekinin üzerine kurulur. Şüphesiz devletin, siyasetin, toplumun ve örgütün atacağı adımlar vardır. Hiçbirimiz bu sorumluluğun dışında değiliz. Farkındayız, hiçbir büyük barış bir günde kurulmadı ama hiçbir kalıcı barış da karşılıklı irade olmadan sağlanamadı. Bu dönemde, tıkıyan değil, yol açan bir iradeye ihtiyacımız var. Şüpheye değil, güvene ihtiyacımız var.”

“Kürtlerin eşit yurttaşlar olarak hukuk içine alınması cumhuriyetin demokratik kuruluşunun ikinci eşiği olacaktır”

Tarihin, birlikte yaşamanın büyük anlarıyla dolu olduğunu söyleyen Bakırhan, “23 Nisan bizim, 29 Ekim bizim. Peki bizim olanı bizden almaya azmeden 4 Mart kimin? Biz bu vatanı birlikte kurduk, birlikte koruduk. 1071’den bugüne ara ara güncelleyerek sürdürdüğümüz bir aktimiz var. 1920’de bu akiti, Meclis’te bir kez daha tazelemeye çalıştık ama o akit 4 Mart 1925’te takrir-i sukunla ağır şekilde zedelendi. Üzerinden yüz yıl geçti. Şimdi zedelenen akiti onarma zamanıdır. Bizim bu topraklarla bağımız daimidir ve hasbidir. Bin yıl boyunca ahde vefa gösterdik. Kimse tersini söyleyemez” dedi.

Malazgirt’in, ortak kadere açılan bir kapı, Çanakkale’nin, Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın, Laz’ın aynı toprağa birlikte can verdiği bir an olduğunu vurgulayan Tuncer Bakırhan, şöyle konuştu:

“Selahattin sadece bir komutan değil, adaletin timsaliydi. ‘Eşme ruhu’ ise 100 yıllık yaraların hala sarılabileceğini gösteren bir umuttu. Bugün bu ruhları ve tarihsel durakları güncelleme zamanıdır. Malazgirt’in birlik ruhunu, Çanakkale’nin vatan duygusunu, Selahattin Eyübi’nin adaletini, Eşme’nin kucaklaşmasını, 23 Nisan’ın halk iradesiyle buluşturmalıyız. Kürtlerin eşit yurttaşlar olarak hukuk içine alınması, Cumhuriyetin demokratik kuruluşunun ikinci eşiği olacaktır. Cumhuriyet, bu topraklardaki farklılıkları gözeterek, 86 milyonun hukukunu korumalıdır. Cumhurun hukuku, mahfuz oldukça Cumhuriyet zeval bulmaz.

“Şimdi barışı kurmanın tam zamanıdır, bu Meclis barışı kuran Meclis olsun” 

Değerli milletvekilleri, birlikte büyüyenler olarak, birlikte kalmaktan yanayız. Şimdi birlikte barışı inşa etmenin zamanıdır. Şimdi kardeşliği, eşitlik hukuku etrafında örme zamanıdır. Bu bizim kuşağımıza tarihin yüklediği ağır bir yüktür. Bu yükten kaçanlar çocuklarının yüzüne bakamaz. Biz ikinci yüzyılda barışın meclisi olma potansiyeline sahiptir. Barışa hiç bu kadar yakın olmamıştık. Tarih, savaşa tevessül edenleri değil, barışı kuranları yazar.

Meclis’in huzurunda Sayın Cumhurbaşkanı’na da seslenmek istiyorum, Sayın Cumhurbaşkanı, barış ve demokratik toplum ortaya koyduğunuz çözüm iradesine kıymet biçiyoruz. Sayın Bahçeli, tarihi bir cesaretle Türkiye’nin önünü açtı. Sayın Öcalan, 27 Şubat’ta yaptığı çağrıyla çözümün kapısını sonuna kadar açma iradesini gösterdi. Sayın Özgür Özel, Sayın Babacan, Sayın Arıkan, Sayın Davutoğlu başta olmak üzere muhalefet liderleri ve siyasi aktörler, barış sürecinin yanında yer aldılar. Sayın Cumhurbaşkanı, barış şimdi ona vurulacak mührü bekliyor. İktidar olarak sorumluluk sizdedir. Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir. Millet hazırdır. Türkiye hazırdır. Tarih hazırdır. Şimdi barışı kurmanın tam zamanıdır. Bu Meclis, barışı kuran Meclis olsun. Bu onur nişanesiyle hatırlansın. Bu kuşak çocuklarına savaşı değil, barışı miras bıraksın. 23 Nisan, yalnızca bir kuruluşun değil, bir yeniden doğuşun da bayramı olsun diyor, 23 Nisan’ı kutlayarak hepinize sevgi ve saygı ve selamlarımı iletiyorum.”

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
TBMM Genel Kurulu 23 Nisan Özel Oturumu… Bakırhan’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrı: “Barış şimdi ona vurulacak mührü bekliyor, Süleyman sizsiniz mühür sizdedir”
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Adana Eksen ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!