(ANKARA) – Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, “Bugünün Türkiyesinde ulusal egemenliğin, Meclis’in kıymetini daha da iyi idrak ediyoruz. Bizlere düşen en temel görev, başta bugünün armağan edildiği çocuklarımızı, çocuklarımızın canını, geleceğini, refahını teminat altına alacak olan egemenliğimizi güçlendirmek, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni kuruluş ayarlarına döndürmek olmalıdır” dedi.
Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı. Uysal, mesajında şunları kaydetti:
“Bugün, 23 Nisan’da neyi kutlayacaklar? Koruyamadıkları çocukların bayramını mı? Bir kişiye devrettikleri egemenliği mi? Tüm görevlerini işlevsiz kıldıkları, dört duvar bir binaya çevirdikleri, milletin faydasına kanunların neredeyse teklif dahi edilemez olduğu, artık ‘öylesine’ var hale getirdikleri Meclis’in açılışını mı? AKP iktidarında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve ulusal egemenliğe atfedilen, Büyük Atatürk tarafından çocuklara armağan edilen 23 Nisan önceleri gizli, sonraları ise aşikar bir saldırı, bir gayret ile kutlanacak sebeplerini yitirdi. Mevcut ve Meclisi etkisiz kılan hükümet sistemi öncesinde ortaya çıkardıkları ‘fiili’ durumla, yani çoğunlukçu bir anlayış, baskıcı bir tutumla ve 12 Eylül’ün, darbecilerinin güçlerini tahkim ettikleri siyasi partiler ve seçim kanunu ile ulusal egemenliğimizi ‘beyefendi’nin keyfine bağladılar. Büyük Atatürk uyarmıştı; ‘Şimdiye kadar milletimizin başına gelen bütün felaketler kendi talih ve geleceklerini başka birisinin eline terk etmesinden kaynaklanmıştır’.
“Bugün ülkede her sahada büyük bir çöküş yaşanmaktadır”
Bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik, siyasi, adli, ahlaki ve idari krizin tek sebebi bu keyfiyet, bu, egemenliği tamamen bir kişinin rızasına devretme halidir. Dünya tarihinin gördüğü en şanlı mücadelenin sonunda, insanlık için en büyük armağanın hürriyet olduğunu bilerek Büyük Türk Milletine, kendi karakterine uygun biçimde hürriyeti teslim etmek, egemenliği milletimizin umdesinde toplamak bu mücadelenin en başat mükafatıdır. Ancak bugün, Kurtuluş Savaşı’nda vatan sevgisi, millet sevgisi ile mücadele edip bu mükafatı elde eden Türk Milleti’nden bu mükafat gasp edilmek istenmektedir. Nihayetinde bugün ülkede her sahada büyük bir çöküş yaşanmaktadır. Maalesef, sadece çocuklarımıza emanet etmekle mükellef olduklarını, bugünü kutlamamıza asıl vesile olan Yüce Meclisi değil bugünün armağan edildiği çocuklarımızı da koruyamaz, kollayamaz hale geldiler. Milletin vekalet verdiği kişilerin, bu vekaleti şahsi çıkar ve hesapları için başkasına devrettiği bir keyfiyetin acısını artık yitirilen canlarla milletçe ödüyoruz. İşte bu noktada, bugünün Türkiyesinde ulusal egemenliğin, Meclis’in kıymetini daha da iyi idrak ediyoruz. Bizlere düşen en temel görev başta bugünün armağan edildiği çocuklarımızı, çocuklarımızın canını, geleceğini, refahını teminat altına alacak olan egemenliğimizi güçlendirmek, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni kuruluş ayarlarına döndürmek olmalıdır. Büyük Atatürk’ün ‘Millet ve memleket adına ve hesabına tek başvurulacak yer burasıdır; yani Yüksek Meclis’inizdir. Bu yasal hakkı, bu milli hakkı, bu doğal hakkı hiçbir sebep ve bahane ile ve hiçbir düşünce ile hiçbir kimseye ve hiçbir kurula terk edemeyiz’ sözlerini ve uyarılarını siyasetimize ve varlığımıza klavuz ederek hakkıyla kutlayacağımız günlere ulaşmak için çalışacağız.
“Çocuklarımız için kutlanacak bir geleceği kurmak ancak egemenliği kullanabilmeleri ile mümkündur”
Ülkemizin bu iktidarla ve onun ‘ben dedim oldu’ anlayışı ile daha fazla maliyete katlanmamak için ivedilikle temsilde adaletin sağlandığı, Meclisin asli vasfına kavuştuğu bir düzenin tüm sorunlarımızın çözümü için nirengi noktası olduğunu biliyoruz. Onca soruna sebep ekonomik krizin ve derin bir yoksulluğun en yüksek seviyede hissedildiği bugün, Ulusal Egemenlik Bayramı’mızda ekonominin en temel girdisinin ‘demokrasi’ olduğunu bir kez daha hatırlatıyor, çocuklarımız için kutlanacak bir geleceği kurmanın ancak egemenliği kullanabilmeleri ile mümkün olduğunu belirtmek istiyoruz. Çocuklarımızın, kardeşlik ve özgürlük duygularıyla güven içinde yaşayabilecekleri, özlemini duyduğumuz tam demokratik bir Türkiye dileği ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutluyor, bu günleri bize hediye eden başta Cumhuriyetimizin Kurucusu Büyük Atatürk olmak üzere bu mücadeleye emek veren mücadele arkadaşlarını saygı ile anıyoruz.”




