1. Haberler
  2. Gündem
  3. İBB Davası’nda 28. gün sona erdi… İtirafçı Adem Soytekin’in etkin pişmanlık ifadesinin imzasız ve barkodsuz olduğu ortaya çıktı

İBB Davası’nda 28. gün sona erdi… İtirafçı Adem Soytekin’in etkin pişmanlık ifadesinin imzasız ve barkodsuz olduğu ortaya çıktı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 414 sanıklı davanın 28. günü sona erdi. Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren tutuklu Adem Soytekin’in savunması tamamlandı. Fatih Keleş’in avukatı Nergiz İnce, “Adem Soytekin'in 16 Haziran'da başlayıp 17 Haziran'da biten 2025 tarihli etkin pişmanlık ifadesi imzasız ve barkodsuzdur. Ben aylardır imzalı halini bulamıyorum. Usulen bu ifade geçersizdir" dedi. İfadeyi kontrol eden Mahkeme Başkanı, "Önümdeki ifade de imzasız ve barkodsuz. Savcılıktan talep ederiz" diye konuştu. Adem Soytekin, "İfadeye imza attınız mı hatırlıyor musunuz?" sorusuna, "Olabilir" yanıtını verdi. Ekrem İmamoğlu, salondan ayrılırken, “Hepinizi çok seviyorum. Sadece şunu söyleyeyim, çöktü, çöktü!” dedi.

İBB Davası’nda 28. gün sona erdi… İtirafçı Adem Soytekin’in etkin pişmanlık ifadesinin imzasız ve barkodsuz olduğu ortaya çıktı
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN

(İSTANBUL) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik 414 sanıklı davanın 28. günü sona erdi. Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren tutuklu Adem Soytekin’in savunması tamamlandı. Fatih Keleş’in avukatı Nergiz İnce, “Adem Soytekin’in 16 Haziran’da başlayıp 17 Haziran’da biten 2025 tarihli etkin pişmanlık ifadesi imzasız ve barkodsuzdur. Ben aylardır imzalı halini bulamıyorum. Usulen bu ifade geçersizdir” dedi. İfadeyi kontrol eden Mahkeme Başkanı, “Önümdeki ifade de imzasız ve barkodsuz. Savcılıktan talep ederiz” diye konuştu. Adem Soytekin, “İfadeye imza attınız mı hatırlıyor musunuz?” sorusuna, “Olabilir” yanıtını verdi. Ekrem İmamoğlu, salondan ayrılırken, “Hepinizi çok seviyorum. Sadece şunu söyleyeyim, çöktü, çöktü!” dedi.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı davanın duruşmasının 28. günü, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No’lu salonda yapıldı. Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ancak tutuklu yargılanan Adem Soytekin’in savunmasını tamamladığı duruşmada, Soytekin’in çapraz sorgusuna geçildi.

Ali Kurt’un avukatı Avukat Şeref Dede, itirafçı Adem Soytekin’e sorular yöneltti. Dede, ilk olarak Soytekin’in mahkeme huzurunda verdiği ifadenin özgür iradesine dayanıp dayanmadığını sordu. Soytekin ise Dede’nin hiçbir sorusuna cevap vermeyeceğini belirterek, susma hakkını kullanacağını söyledi.

Soytekin, bu tutumuna gerekçe olarak cezaevi girişinde yaşandığını öne sürdüğü bir konuşmayı gösterdi. Soytekin, Dede’nin kendisi hakkında “Adem Soysuz” ifadesini kullandığını iddia ederek, “Kendisini kınıyorum ve hiçbir sorusuna cevap vermeyeceğim” dedi. Bunun üzerine Dede, söz konusu konuşmanın Soytekin’in anlattığı gibi olmadığını savundu. Dede, “Ben orada ‘Soytekin yerine dilim sürçse ve Soysuz desem bu hakaret olur mu?’ dedim. Tam cümle budur. Allah’tan dilim sürçmüyor” ifadelerini kullandı.

Mahkeme Başkanı, tartışmanın uzaması üzerine Dede’den sorularına geçmesini istedi. Dede, Soytekin’e soruşturma aşamasında kaç kez ifade verdiğini, ifadeye kendisinin mi gittiğini yoksa savcının mı çağırdığını ve ifade süreçlerinde kendisine yemek ısmarlanıp ısmarlanmadığını sordu. Soytekin, bu soruların tamamına cevap vermeyeceğini söyledi.

Dede, Soytekin’in mahkemede “rüşvet organizasyonu içinde olmadığını, suç örgütü mensubu olmadığını, kimseye rüşvet vermediğini, kimseye rüşvet verilmesine aracılık etmediğini” söylediğini hatırlatarak, bu beyanların kendisine ait olup olmadığını sordu. Mahkeme Başkanı, sorunun yönlendirici biçimde sorulmaması gerektiğini belirtti. Soytekin ise Dede’nin hiçbir sorusuna cevap vermeyeceğini yineledi.

Avukat Dede, daha sonra dosyada geçen 500 bin dolar iddiasına ilişkin ayrıntılı sorular yöneltti. Dede, paranın hangi yıl verildiğini, yurt dışındaki şirket ortağının kim olduğunu, 400 bin doların kimden kime ve nerede teslim edildiğini sordu. Soytekin bu sorulara da cevap vermedi.

Dede, Soytekin’in ortağı olduğu belirtilen Erdal Tokmakçı üzerinden para akışına ilişkin sorularını sürdürdü. “Erdal Tokmakçı’nın verdiği iddia edilen 400 bin dolar kime, nerede verildi?” diye soran Dede, Soytekin’in susma hakkını kullanması üzerine, bu hususları belgeleriyle mahkemeye sunacaklarını söyledi.

Avukat Dede, Soytekin’e KİPTAŞ ile yapılan sözleşmelere ilişkin de sorular yöneltti. Sözleşmenin Soytekin’in şirketi ile KİPTAŞ arasında imzalanıp imzalanmadığını, tarafların yükümlülüklerinin düzenlenip düzenlenmediğini, hak ediş düzenlenmeden ödeme yapılmasının mümkün olup olmadığını sordu. Soytekin, önce cevap vermeyeceğini söyledi; ardından “Şirketiniz adına sözleşme yapıldığı tarihte o şirket benim değil” dedi. Dede’nin “Sonradan bu sözleşmeyi biliyor muydunuz?” sorusuna ise Soytekin, “Şirket devralmadım” yanıtını verdi.

Adem Soytekin, Ali Kurt’un iddia edilen suç örgütü içindeki konumuna ilişkin, “Ali Kurt size bağlı olarak mı çalışıyor?”, “Ali Kurt KİPTAŞ’ın yönetim kurulu başkanı mı?”, “Ali Kurt kendine mi çalışıyor, sisteme mi çalışıyor?” sorularını da yanıtsız bıraktı.

Dede, Soytekin’in mahkemede, “kimseye rüşvet vermediği ve rüşvete aracılık etmediği” yönündeki beyanı ile daha sonra kullandığı “bu rüşvet” ifadesi arasında çelişki bulunduğunu savunarak, “Eğer bu rüşvetse kim, kime, ne zaman, ne için rüşvet verdi; kim, kimden, ne zaman, ne için rüşvet aldı?” diye sordu. Soytekin yine cevap vermeyeceğini söyledi.

Soytekin’in, “Pendik Arkatlı Evleri projesine ilişkin de kamu zararı oluşup oluşmadığı”, “70 dairenin ekspertiz değerinin altında satılıp satılmadığı”, “Bu projede neden rüşvet verildiğinin iddia edildiği” şeklindeki sorularını da yanıtlamaması üzerine Dede, sorularına cevap alamadığını belirterek, Nevzat Çelik’in “Şafak Türküsü” şiirinden dizeler okumaya başladı. Mahkeme Başkanı, “Avukat Bey, hiç şiir modunda değiliz. Siz bize yazılı gönderin, biz okuyalım” diyerek araya girdi. Dede, şiiri okumayı sürdürünce Mahkeme Başkanı duruşmaya ara verdi.

Soytekin: “Ortada bir suç örgütü olup olmadığını bilmiyorum”

Aranın ardından devan eden duruşmada, Ali Kurt’un avukatlarından Mustafa Bağarkası, Adem Soytekin’in itirafçı olduğunu, çelişkiye düşmemek için savunmasını okuduğunu söyledi. Bağarkası, Soytekin’in, Avukat Şeref Dede’nin sorularına yanıt vermemesine değinerek, “İhbarcının sorulara yanıt vermeme gibi bir durumu yok” dedi. Bunun üzerine Adem Soytekin’in avukatları ‘ihbarcı’ ifadesine itiraz etti. Avukat Bağarkası, “İfadenizde, ‘Örgütsel yapı içinde olduğum iddialarını reddediyorum’ dediniz. Ortada çıkar amaçlı bir suç örgütü olup olmadığını biliyor musunuz?” diye sordu, Soytekin ise “Hayır, bilmiyorum” dedi.

Ekrem İmamoğlu ve Mehmet Pehllivan’ın avukatı Hasan Fehmi Demir, Adem Soytekin’in soruşturma sürecinde verdiği ifadelerin sayısı, süresi ve hangi koşullarda alındığına ilişkin sorular yöneltti.

Demir, Soytekin’in toplam 9 kez ifade verdiğini, ilk ifadesinin 21 Mart 2025’te emniyette alındığını ve yaklaşık 5 saat sürdüğünü söyledi. Soytekin’in 17 Haziran 2025’te savcılıkta verdiği ifadenin ise tutanağa göre 14 saat sürdüğünü belirten Demir, emniyet ifadesinin 65-67 sayfa olmasına karşın savcılık ifadesinin 15 sayfa olduğunu hatırlatarak, bu sürenin neden bu kadar uzadığını sordu.

Adem Soytekin, emniyet ifadesindeki sayfa sayısının büyük ölçüde fotoğraflardan kaynaklandığını belirterek, “Emniyette söylediklerim toplansa 3-4 sayfa, en fazla 10 sayfa olur” dedi. Savcılıktaki ifadesinin ise 16 Haziran’da başlayıp 17 Haziran’da bittiğini söyleyen Soytekin, “Nasıl o kadar sürdü bilmiyorum. Zamanın nasıl geçtiği konusunda çok bir şey diyemem” ifadelerini kullandı.

Avukat Hasan Fehmi Demir, savcılık ifadesinde, “soruldu” ibaresi yer almasına rağmen soruların tutanağa geçirilmediğini belirterek, “Önce savcıyla konuşup sonra mı ifade verdiniz, yoksa somut sorular soruldu da tutanağa mı geçirilmedi?” diye sordu. Soytekin, “Bir olay sorulduğunda o olay anlatılıyordu, sonra kayda, tutanağa geçiyordu” yanıtını verdi. Demir’in, “14 saat savcının odasında mı bulundunuz?” sorusuna da Soytekin “Evet” dedi.

Demir, Soytekin’in tutuklu ve tutuksuz olduğu dönemlerde verdiği ifadelerin nasıl alındığını da sordu. Soytekin, 16 Haziran 2025 tarihli ifadeyi kendisinin talep ettiğini, devamındaki iki ifadenin avukatları aracılığıyla savcılık üzerinden gerçekleştiğini, ancak kendi bilgisi dahilinde olduğunu söyledi. Adem Soytekin, ev hapsindeyken verdiği ifadelerin belge ve evrak sunumuna ilişkin olduğunu, son ifadenin de yine kendi talebiyle alındığını belirtti.

Bu süreçte bir yakınının tutuklanıp tutuklanmadığı sorusu üzerine Soytekin, kardeşinin 26 Mayıs 2025’te tutuklandığını, yaklaşık iki ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildiğini söyledi. 21 Ekim 2025’te yeniden ifade vermeye gittiğinde tutuklandığını belirten Soytekin, bu kez savcılığa kendi isteğiyle değil, gözaltına alınarak götürüldüğünü belirtti. Tutuklanma sebebinin kendisine açıklandığını söyleyen Soytekin, bazı eylemlerin kendisine yeniden sorulduğunu anlattı. Soytekin, özellikle Dursun Keleş’in beyanına ilişkin sorular yöneltildiğini, Keleş’in kendisinin Ekrem İmamoğlu adına Silivri’ye gittiği, telefon hoparlöründen İmamoğlu’nu aradığı yönündeki ifadesini reddettiğini söyledi. Soytekin, “Ben bu ifadenin kurgu olduğunu söyledim. Olmayan bir şeyi kabul edemezdim” diye konuştu.

Soytekin ayrıca, savcılık aşamasında kendisine HTS baz kayıtlarından söz edildiğini, ancak dosya açıldığında bu kayıtları göremediğini ve bunu tutukluluk inceleme dilekçesinde mahkemeye bildirdiğini söyledi.

Demir, sorgunun sonunda Soytekin’e iddia edilen suç örgütünde yönetici olup olmadığını sordu. Soytekin, “Kesinlikle değilim, reddediyorum, kabul etmiyorum” yanıtını verdi. Herhangi bir çıkar amaçlı örgüte üyeliği olup olmadığı sorusuna ise “Trabzonspor hariç hiçbir yerde hiçbir şeye üyeliğim yoktur” dedi.

Soytekin, örgüt adına yardım ya da dış bağlantı kurduğu iddiasını da reddederek, “Benim yaptığım iş inşaattır. Bu örgüt faaliyeti midir? Bence değildir” ifadelerini kullandı.

Soytekin, “İmamoğlu’nun parasının büyük bir kısmının Murat Gülibrahimoğlu’nda olduğu” iddiasına, “görmedim, duydum” dedi

Dosyadaki firari Murat Gülibrahimoğlu’nun avukatı Abdullah Kaya, Adem Soytekin’e, İstanbul il binasının satın alma süreci ve Murat Gülibrahimoğlu ile ilgili beyanları üzerine sorular yöneltti.

Kaya, savcılık makamının daha önce sorduğu bir soruya atıf yaparak, Gülibrahimoğlu’nun söz konusu toplantıyı organize edip etmediğine ilişkin Soytekin’in beyanlarını hatırlattı. Soytekin, Murat Gülibrahimoğlu’nu tanıdığını ancak kendisiyle herhangi bir toplantıya katılmadığını söyledi. Daha önceki ifadesinin yanlış anlaşılmış olabileceğini belirten Soytekin, “Murat Gülibrahimoğlu’nu tanıyorum, fakat böyle bir organizasyonda yer almadım” ifadesini kullandı. 

Abdullah Kaya, Soytekin’in ifadesinde, Murat Gülibrahimoğlu’na atfen “Ekrem İmamoğlu’nun prensi” ibaresinin yer aldığını hatırlatarak, bunun gerekçesini sordu. Soytekin, bu ifadeyi kullandığını doğrulayarak, bunun kendi değerlendirmesi değil, hafriyat sektöründe kullanılan bir tabir olduğunu söyledi. Kaya, Soytekin’in ifadesinde yer alan, “İmamoğlu’nun parasının büyük bir kısmının Murat Gülibrahimoğlu’nda olduğu ve bu paraların Londra ile İspanya’ya kaçırıldığı” yönündeki beyanını hatırlatarak, bunun neye dayandığını sordu. Soytekin, bu ifadenin görgüye değil, duyuma dayalı olduğunu belirterek, “Görmedim, duydum” dedi.

Mahkeme Başkanı’nın firari Gülibrahimoğlu “Nerede?”sorusuna avukattan “Zamanı geldiğinde gelecektir” yanıtı

Dosyadaki firari Murat Gülibrahimoğlu’nun avukatı Abdullah Kaya, müvekkilinin pasaport kayıtlarına göre Londra’ya yalnızca 2015 ve 2019 yıllarında kısa süreli giriş-çıkış yaptığını belirterek, Soytekin’in “Londra’ya para kaçırıldığı” iddiasının nasıl mümkün olabileceğini sordu. Mahkeme Başkanı’nın, “Biz de size soralım, şu an nerede?” demesi üzerine Kaya, “Zamanı geldiğinde gelecektir” yanıtını verdi.

Avukat Kaya, Soytekin’in ifadesinde yer alan, Gülibrahimoğlu’nun, “dik durun, her türlü hazırlık var, kazanacağız” şeklinde mesajlar ilettiği ve avukat gönderdiği yönündeki iddiasını gündeme getirdi. Adem Soytekin, “Murat Gülibrahimoğlu adına bana doğrudan avukat gelmedi, ancak gönderdiği avukatlar üzerinden ‘dik durun’ şeklinde mesajlar iletildiğini biliyorum” dedi. Kaya’nın “Bu avukatlar size mi geldi?” sorusuna Soytekin, kendisine doğrudan böyle bir ziyaret gerçekleşmediğini yineledi.

“Soytekin’in bir gün süren etkin pişmanlık ifadesi imzasız ve barkodsuz”

Fatih Keleş’in avukatı Nergiz İnce de duruşmada söz alarak, “Adem Soytekin’in 16 Haziran 2025 tarihli etkin pişmanlık ifadesi imzasız ve barkodsuzdur. Sayın Başkan, lütfen önünüzdeki ifadeyi kontrol eder misiniz? Ben aylardır imzalı halini bulamıyorum. Usulen bu ifade geçersizdir” dedi.

Önündeki ifadeyi kontrol eden Mahkeme Başkanı, “Önümdeki ifade de imzasız ve barkodsuz. Savcılıktan talep ederiz” diye konuştu.

Adem Soytekin ise “İfadeye imza attınız mı hatırlıyor musunuz?” sorusuna, “Olabilir” yanıtını verdi.

Duruşma, yarın Soytekin’in avukatlarının savunmasıyla devam edecek. 

Ekrem İmamoğlu, salondan ayrılırken “Hepinizi çok seviyorum. Sadece şunu söyleyeyim; çöktü, çöktü!” dedi.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
İBB Davası’nda 28. gün sona erdi… İtirafçı Adem Soytekin’in etkin pişmanlık ifadesinin imzasız ve barkodsuz olduğu ortaya çıktı
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Adana Eksen ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!